Sarayın Rüzgarı 22. Bölüm Özeti[Tüm Dizi Bölüm Özetleri ListeleTüm Sarayın Rüzgarı Listele]

Sarayın Rüzgarı 22. Bölüm Özeti Sarayın Rüzgarı 22. Bölüm Özeti

Prens şehrin merkezine geldiğinde her yer bomboştur. Bütün esnaf orayı terk etmiştir. Sekreter Keyoungun verdiği emirle Tüccarlar artık satış yapmamakta, satış yapanı engellemektedirler. Tüccarlara mal getiren yük gemileri daha limanlara yanaşmadan yüklü paraya satın alıyorlar aldıklarını da yakıyorlar. Şehirde kıtlık baş göstermeye başlamıştır. Kimse bir şey satamıyor ya da satın alamıyor. Prens bunlar için önlem almaya çalışsa da yeterli olamıyor. Bu durum atölyedeki ressamların işlerini de engellemeye başlamıştır. Resim yapacak boyaları kalmamıştır. Song Yeong ustasının yarım bıraktığı resmi ellerindeki malzemelerle, ruj ve pudrayla tamamlamaya çalışır.

Tüccarlar el altından bildiri dağıtarak esnafı toplamaya protesto için saraya yürümeye çağırırlar. Katip Nung Young bildirileri okuduğunda buna önlem alınması gerektiğini düşünerek valiyi uyarmak üzere Dae Su Parkı görevlendirir. Yazdığı mektupta halkın bu kargaşada zarar görmemesi için dağıtılmasını sağlamasını ister. Prens bu sorunlarla uğraştığı için yorgun düşmüştür. Onun dinlenmesi için evine gönderirler. Adamlarının kendisini düşünmesi onu rahatlatır. Katibin yazdığı mektup Sekreter Keyoung’un eline geçer. Valiye bu emri uygulamamasını yükselmek istiyorsa yarın halka şiddet uygulamasını söyler. Katip her şeyin yolunda olduğunu düşünerek toplantının olduğu yere gider. Ama valinin adamları halkı dağıtmak yerine onlara vurmaya başlar.

Çıkan kargaşada yüzlerce insan yaralanır, onlarca insan ise ölür. Katip oyuna getirildiğini anlar ama iş işten geçmiştir. Bütün olan biten saraya yetiştirilir. Prens şaşkındır, bu olanlardan haberi yoktur. Kendisine haber verilmeden yapıldığı için Katibi azarlar, katip kendini savunamaz. Çünkü Prens onu dinlemez, halkın eziyet görmesi hatta öldürülmesi affedilir değildir. Bakanlar olayı hemen Krala yetiştirirler. Prensin zulmünden kendilerini ve halkı kurtarmasını isterler. Artık Kral için yapacak bir şey yoktur, Prensi yanına çağırtır. Ondan bir açıklama yapmasını ister. Prens de bütün sorumluluğun kendinde olduğunu söyler. Prense nerde yanlış yaptığını düşünmesini söyler. Ana Kraliçe ağabeyini çağırttırır. Ağabeyiyle olanları tartışır. Kendisine her daim güvenebileceğini söyler. Yeğenleri için her şeyi yapabileceğini belirtir. Yeğenlerinin yanına gider. Onları da alıp sarayın bahçesinde dolaşırlar. Onlar dolaşırken Prens kardeşlerini görür. Bu hain adamın yanında kardeşlerini görmek rahatsız eder.

Yazan : Sibel ŞEN